Şemail


27/4/2008 ·

Şemâil
(Allah Rasulü'nün manzum resmi; salât O'na,selâm O'na)


Ne uzun ne kısa kararında boy
Soyu İbrahim'den, ne asil bir soy
Saçları hoş, siyah, dalgalı bir koy
Kemâlini giydir beni benden soy
Varlığın ma'şuku cemâlin göster
Bu kul varlığından soyunmak ister

Güneş pervanesi o güzel yüzün
Nûrundan ışığı vardır gündüzün
Solmaz bir gül rengin ne kış, ne güzün
Tecellî ediyor yüzünde özün
Hasretim, yanarım yüzünü göster
Kölen bu devletle avunmak ister

Simsiyah gözlerin âhu misalin
Daim Hakk'a bakar, her an visalin
Beyazı ölçüsü gözde kemâlin
Kaşların sûreti gökte hilâlin
Râzıyım rüyada yüzünü göster
Âşık ma'şukuna can sunmak ister

Omuzlar yapılı düzgün el ayak
Boynu güzel, düzgün, gümüşten berrak
Göğsünden inen kıl zarif bir yaprak
Benden mutlu sana sarılan toprak
Azatlık istemem cemâlin göster
Elim ellerine dokunmak ister

Bir tutam sakalın birkaçı beyaz
Göbeksiz vücûdun serin kış ve yaz
Canımı yoluna kurban etsem az
Dostlar defterine köleni de yaz
Açıver kapını yüzünü göster
Gönül hasretinden yakınmak ister

Duyular mükemmel, dişleri inci
Kokusuna tutkun yaşlısı genci
Yürürken koşmadan olur birinci
Kapına gelmiş bir garip dilenci
Açıver ne olur yüzünü göster
Garip ayağına kapanmak ister

Yukardan aşağı heybetle iniş
Yürüyüşünde var hep bu görünüş
Adetin baktığın tarafa dönüş
Bize nasip olsun hayırlı bir düş
Kerem et ne olur yüzünü göster
Kim böyle bir düşten uyanmak ister

Nübüvvet mührünün sırtında yeri
Mühürlemiş Rabbim eşsiz değeri
Görmesinde eşit ön ile geri
İpek mi, hayat mı, bu nasıl deri
Bir dokunabilsem, yüzünü göster
Kölen seyre dalıp bir kanmak ister

Seni ilk görenler korku çekermiş
Sonradan alışır hemen severmiş
Benzerini asla görmedim dermiş
Erenler yolundan giderek ermiş
Benzeri bulunmaz yüzünü göster
Gönüller nûrunla yıkanmak ister

Peygamber mümine kendinden yakın
Bu büyük bir lutfu Cenâb-ı Hakk'ın
Eşleri annemiz, unutma sakın
Ehl-i Beyt'e karşı edebi takın
Sevgilim, Efendim yüzünü göster
Rûh onun rengiyle boyanmak ister

Zâtının nûrundan vermiş sana can
Hılkate rûhunla başlamış Rahman
Yusuf'ta yok sende olan hüsnüân
Ahlâkındır senin mûcize Kur'an
Alemlere rahmet cemâlin göster
Kölen rahmetine sığınmak ister

Ümmetin üstüne titreyen sensin
Müjdeci, uyaran, gel diyen sensin
Kulunu Allah'a sevdiren sensin
Geceyi gündüze çeviren sensin
Ey Hakk'ın şahidi yüzünü göster
Kul şehâdetinle tanınmak ister

Allah'ı, cenneti umanlar için
En güzel örneksin uyanlar için
Kalbini zikirle yuyanlar için
Hakk'ın yeminini duyanlar için
Ey en güzel örnek yüzünü göster
Fakir bu zîneti takınmak ister

Hakk'ın halîlisin, habîbi sensin
Gönüllerin eşsiz tabîbi sensin
En güzel hutbenin hatîbi sensin
Ümmetin en büyük nasîbi sensin
Aşkımın Leylâsı yüzünü göster
Mecnun seni gözden sakınmak ister

En güzel, en üstün ahlâk senindir
Cömertlikte kemâl elhak senindir
Şefâatte en son durak senindir
Mi'rac senin, Refref, Burak senindir
Sen gördün, bize de cemâlin göster
Pervane şem'ine hep yanmak ister

24-1-1992 de
Mekke'de tamamlandı.
H.K.



Yorum (0) Yorum yaz!

Gördük Ki


23/3/2007 ·

 

 

 

Gördük ki;
Hakim, ama hükmünde adil değil.
Gördük ki;
Alim, ama ilmiyle amil değil.
Gördük ki;
"Müslüman" ama imanlı değil.
Gördük ki;
Zengin, ama cömert değil.
Gördük ki;
Fakir, ama sabırlı değil.
Gördük ki;
Camiye devam eder ama namazda değil.
Gördük ki;
Zikir dilde, ama kalpte değil.
Gördük ki;
Dua için açılmış eller, ama ihlaslı değil.
Gördük ki;
BEN diyor, ama Sen'den haberdar değil.
Gördük ki;
Cennete talip, ama cehennem yolundan kurtulmaya niyetli değil.
Gördük ki;
Ahlaktan bahseder, ama edepli olmaya niyetli değil.
Gördük ki;
Dedi-kodudan şikayetçi, ama vazgeçici değil.
Gördük ki;
Kıskançlıktan korkar, ama nefsine hakim değil.
Gördük ki;
Elde-dilde Kur'an, ama yolunda değil.
Gördük ki;
Muhammed'e hayran, ama ahlakında değil.
Gördük ki;
Gurur-kibirle malul, ama farkında değil.
Gördük ki;
Hali davranışı hoş gibi görünür, ama Muhammedi değil.
Gördük ki;
Konuşulduğunda dinliyor, amma uygulama yapıyor değil.
Gördük ki;
Ezanı dinliyor, ama fiilen ibadet ediyor değil.
Gördük ki;
Selamı alıyor-veriyor; ama ne dediğinin farkında değil.
Gördük ki;
Adalet istiyor, ama kendisi adaletli değil.
Gördük ki;
Sünnetin yaşam için mutluluk yolu olduğunu biliyor, ama yaşantısına tatbik ediyor değil.
Gördük ki;
Anne-babaya itaatin farz olduğunu biliyor, ama bilfiil kendisi itaatkar değil.
Gördük ki;
Haramın yuva yıktığına inanıyor, ama haramdan elini çekiyor değil.
Gördük ki;
Erken yatıp erken kalkmanın bereket, sağlık ve büyük kazanç olduğunu biliyor ama bildiğini uyguluyor değil.
Gördük ki;
Namaza çağrıldığını duyuyor, ama ibadet ediyor değil.
Gördük ki;
Çıplaklık Müslümanlık dışı bir tavır olduğunu biliyor, ama tesettürü uyguluyor değil.
Gördük ki;
Çok yemek, çok uyumak, çok konuşmak kalbi öldürür. Bunu biliyor ama bunları uygulamak prensibi değil.
Gördük ki;
Seher vakti uyumak ruh ve beden için sağlıklı değil, ama o saatlerde uyanık olmak umurunda değil.
Gördük ki;
Zaman büyük bir hızla geçiyor, ömrünü de alıp götürüyor, ama kimse bunun farkında değil.
Demek ki, hadiste geçtiği gibi, "insanlar ölürken uyanacaklar."
Anlaşılıyor ki, bunun da farkında değiliz

Yorum (0) Yorum yaz!

KÜÇÜK ÖRDEKLER


6/1/2007 ·


Yorum (0) Yorum yaz!

OK GİBİ


5/1/2007 ·

Doğru olsam ok gibi,

Yabana atarlar beni.

Eğri olsam yay gibi,

Elde tutarlar beni.

Hiç elem keder etme,

Boş yere matem tutma.

İnsanları iyi tanı,

Uzak dur sitem etme.

Ne fakiri aç gördüm,

Ne zengini tok,

Hedefine varır doğru olan ok.

 


Yorum (3) Yorum yaz!